Anasayfa > Röportajlar > YEŞİLKÖY BEZM-İ ALEM CAMİİ İMAMI TEYFİK ÇELİK06 Ocak 2017 Cuma, 16:12

YEŞİLKÖY BEZM-İ ALEM CAMİİ İMAMI TEYFİK ÇELİK

7988
‘Hastalık gelmeden önce sağlığın, ölüm gelmeden önce yaşamın kıymetini bilmeli’..
Yolum cuma günü Yeşilköy Bezm-i Alem Camii’ne düştü. Hem cuma namazımı kıldım hem camimizin değerli hocası ile tanışıp sohbet etme fırsatı buldum. Kısa süren sohbetimizde bir gün kendisi ile röportaj yapma sözü kopardım. O esnada eski aile dostumuz İbrahim Selamcı ile karşılaşma, yaklaşık 10 yıl sonra sohbet etme şansı yakaladım. Gözler ve hisler yanılmaz, beni uzaktan görmüş tanımış.

Röportaj için sözleştiğimiz gün gittiğimde hocamız beni güler yüzle karşıladı. Sohbet ettik, fotoğraf çekildik. Dürümcü Baba’ya uğradık, yemeğimizi yerken sohbetimize devam ettik.

HOCAM SİZİ TANIYALIM: TEYFİK ÇELİK KİMDİR?,

Memleketim Sinop. 1967 yılında İstanbul’da doğdum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. İlahiyat ve de İşletme bölümünü bitirdim. 16 yıldır Yeşilköy’de görev yapıyorum.

SEVGİYİ AİLENİZE VE ÇOCUKLARINIZA ÇEVREYE EŞİNİZE NASIL YANSITIYORSUNUZ?

Bizi yaratan bizim içimize sevgi teknesi koymuş. Eğitimizi ve görevimizi de yaptıkça biz bu sevgi teknesini besliyoruz. Sevgi üretimimizi sürekli çalıştırıyoruz. Bu sevgiyi dilimizden çıkan cumlelere, elimize, gözlerımıze, vucut dilimize her hareketimize sindirerek kullanıyruz. Olduğumuz gibiyiz, evimde de böyleyim camiide de böyleyim. Dışarıda sokakta da böyleyim. Siz siz olun, içinizden geldiği şekilde davranın. İşinizi daha rahat şekilde yaptığınızı, ilişkilerinizi daha rahat şekilde yürüttüğünüzü göreceksiniz. İnsanlara sevginizi vermekten çekinmeyin, sözünüze özünüze yansıtın.

İnsanların güzel yönlerini görmek de vardır, eksik yönlerini görmek de vardır. İyi tarafından bakın iyi taraflarını görün. Yaklaşım şekliniz bu olursa evinizde, iş yerinizde, sokakta her yerde işiniz kolaylaşır. Bizim dinimizde iyi mümin kusurları kapatandır. Eleştiriyi anlamıyoruz, hemen eleştiri yapan kişiyi hedefe alıyoruz.Karşınızdaki kişiyi hedef almadan yanınıza almaya, çekmeye çalışın. İnsanların cana yakınlığa, samimiyete ihtiyacı var. Paylaşalım, bilelim.

0f844b8b-1aef-481c-86ea-ec1c49be93ec-300x300

AİLE REİSİ NEDİR?

Aile reisi örnek insandır. Aile sorumluluğunu taşıyabilen insanlardır. Evde eşinin ve çocuklarının eksiklik ve hatalarını görmemezlikten gören kişidir. Böyle bir aile reisi ailese de sahip çıkar, onları iyi şekilde de yetiştirmiş olur. Mümin sokakta bile hataları kapatan kişidir. Böylelerine ihtiyacımız var.
DİNLEMEK NEDİR?

Dinlemek kulak vermektir. Bizim cemaatimiz, kültürlü seviyeli, nerede nasıl davranışların bilen konuştuğumuzda gözlerimizin içine bakan, size değer vererek dinlediğin fark ettiren insanlarla dolu ne mutlu ki. Böylesi bilgili kültürlü insanların arasında olduğum için de mutluyum.

KONUŞMA NEDİR?

Bir görüşü, bir düşünceyi masaya koymaktır. Biz de din bilgilerimizi cemaatimize ses tonumuzla, vücut dilimizle, sevgimizle, saygımızla birleştirerek anlattığımız için aktardığımız her konuyu cemaatimize tesir ettiğini fark ediyorum ve hissediyorum.

Her bildiğini söyleme ama her söylediğini bil
İnsan ne kadar yükselirse gönlü o kadar alçalmalıdır
Allah ile aranda var olan ahdi her zaman hatırla
Dilinle yaptığın duaya kalbin de inansın
CAMİNİN ANLAMI NEDİR?

Cami, toplanma yeridir. Toplayıcı anlamındadır. Süstür insan hayatını anlamlandırmak için. İbadetimizi ettiğimiz, insanlarımızla hasbihal ettiğimiz yerdir.

PLANLI YAŞAMAK VE PLAN YAPMAK İÇİN NASIL BİR YOL İZLEYEBİLİRİZ?

Bizim için planı yapılmış olan 5 vakit namaz var. Öncelikle bu plan doğrultusunda görevimizi yerine getirelim de gerisi önemli değil.

9200

BEŞ ŞEYİN KIYMETİNİ BİLMEK NEDİR HOCAM?

İnsan ölümlü bir varlıktır. Doğar, yaşar ve ölür. İnsanın yaşaması için maddî ve manevî birçok şeye ihtiyacı vardır. O’na yaşaması için muhtaç olduğu her şeyi yaratanı verir. Yaratan sonsuz güç ve kudret sahibidir. O’nun her şeye gücü yeter. O, insana akıl ve irade vermiştir. Hayatı boyunca akıl ve iradesini iyiye kullanan ve Rabbine samimiyetle teslim olanlar; dünyada da, ahirette de mutluluğa ulaşırlar. Onlar; korktuğundan emin ve umduğuna nail olan kişilerdir. Onlara hiçbir korku yoktur, Onlar mahzun da olmazlar.

Hayat yolu bazen düz, bazen iniş, bazen de yokuştur. Bu yolculuğun her evresinde insan, tedbirini alıp Allah’a güvenmelidir. Tedbir almadan yaratana güvenmek, sebebe tevessül etmeden O’na sığınmak, beyhude ve yanlıştır. Önce deveni bağlayacaksın, sonra Allah’a güveneceksin. Önce ilacı içecek, sonra şifayı Allah’tan bekleyeceksin. Önce dersine iyi çalışacaksın, ondan sonra da başarıyı bekleyeceksin. Çünkü hiç bir zaman emeksiz yemek olmaz, çiğnemeden lokma yutulmaz.

İnsan ömrü de hayat yolculuğu gibi çocukluk, gençlik, erginlik ve yaşlılık gibi safhalardan oluşur. Mutlu olmak için insan bu dönemlerin her birisini iyi değerlendirmelidir.

İnsanlar her konu da daima tedbirli olmalı, her halükârda elinde olan imkânları iyi değerlendirmelidir. Fırsatları kaçırmamalıdır.

Sahip olunan imkânlardan azami ölçü de istifade etmek ve nimetlerin kıymetini elden çıkmadan bilmek konusunda, Peygamber Efendimizin çok kapsamlı bir hadisi vardır. Bu konuda Rasulullah Efendimiz mealen şöyle buyurmaktadır, “Beş şey gelmeden, beş şeyin kıymetini bilin. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin, hastalık gelmeden önce sıhhatin, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin ve ölüm gelmeden önce hayatın kıymetini bilin.”

1-İhtiyarlık gelmeden gençliğin kıymetini bilmek

Gençlik insan için en büyük sermayedir. Bu hazine çok iyi değerlendirilmelidir. Gençlikte el tutar, ayak yürür, göz görür, kulak işitir. İnsanın iradesi elinde, canı tenindedir. Bu dönemde insan hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi ahiret için (dünya ve ahiret mutluluğuna ulaşmak gayesi ile) çalışmalıdır. Bir meslek, bir sanat ve bir iş sahibi olmalıdır. Atalarımız; “Yazın gölge hoş, kışın çuval boş”, “Ak akçe kara gün içindir” demişlerdir. Yaz mevsimi çalışıp kazanma mevsimidir. Bu mevsim; çalışıp kazanılarak, kış mevsimi için her türlü ihtiyacın tedarik edilip hazırlandığı mevsimdir. Yaz mevsiminde çalışıp, kış ihtiyaçlarının karşılanmaması halinde, kış mevsiminde mağdur, mahrum ve muhtaç olunur. Yaz mevsimini iyi değerlendirenler; kış aylarında ne mağdur, ne mahrum ne de muhtaç olurlar.

İşte gençlik çağı; bir iş, bir sanat ve bir meslek edinmek için çalışarak, bu uğurda karşılaşılacak engel ve zorluklara göğüs gererek ve sabrederek geçirilirse, o çağda elde edilecek imkânlarla yaşlılık günleri sıkıntısız hatta kolay ve mutlu yaşanır. Aksi halde ele güne muhtaç olunur, ihtiyarlığın üzüntülerine bir de yokluğun sıkıntıları eklenirse, insan için hayat tam anlamıyla çekilmez olur.

img_3933-300x200

2-Hastalık gelmeden sağlığın kıymetini bilmek

Genelde insan sağlıklıdır. Ancak hastalıklar da insan içindir. İnsan sağlık kurallarına uymadığı, sağlıklı olmayan ortamlarda bulunduğu, soğuktan, sıcaktan, mikroptan ve mikrop bulaştıran ortamlardan korunmadığı zaman sıhhatini kaybeder hasta olur. Keza insan bir kazaya, bir belaya, bir musibete maruz kalır. Bu durumda yine ya sakatlanır, ya yaralanır veya psikolojisi bozulur, yine sağlığını kaybeder ve hastalanır.

İnsan sağlıklı olduğu zaman gücü kuvveti yerindedir. İstediğini istediği zaman yapabilir. Sıhhatli iken her işi yapar, hasta iken yapamaz. Sağlıklı insan, bir gün sağlığını kaybedeceğini, yürümek için bastona, kalkmak için yardımcıya, abdest almak için eline su dökülmesine, ayağının başkası tarafından yıkanılmasına ihtiyaç duyacağını göz ardı etmemelidir.

3- Meşguliyet gelmeden boş vaktin kıymetini bilmek

İslam dini, zamana yani vakte çok önem vermiştir. Nitekim Yüce Allah Kur’an’da zaman zaman vaktin üzerine yemin etmiş, Kur’an surelerinden birisine “Asr” ismi verilmiş, bu surenin 1. ve 2. ayetlerinde mealen, “Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyan içindedir.” buyrulmuştur.
Yüce Yaratıcı’nın insana bahşettiği en kıymetli nimetlerden biri de ömürdür. Ömür doğum ile ölüm arasındaki zaman dilimidir. Ömür bitmeden insan ölmez, ömür bitti mi bir dakika bile fazladan mühlet verilmez. Nitekim Araf Suresi’nin 34. ayetinde mealen, “Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.” buyrulmuştur.

4-Fakirlik gelmeden zenginliğin kıymetini bilmek

“Bir kararda kalan yalnız Allah’tır” derler. Kulların doğumundan ölümüne, aynı kararda kalması mümkün değildir. Bugün zengin olan, ölünceye kadar zengin kalacağım iddiasında bulunamaz. Fakir adamda ömrünün sonuna kadar fakir kalacağım diyemez. Dünyada, dün zengin olan insan çoktur. Nitekim deprem, yangın ve sel felaketinden sonra, her şeyini kaybederek veya ticarette iflas ederek zengin iken fakir olanlar olduğu gibi, aniden gelen bir mirasla, piyangoyla veya ticarette zengin olan fakirlere de rastlamak mümkündür.

İslam dininde zenginin şükreden zenginlerden, fakirin de sabreden fakirlerden olması önemlidir. Müslüman nimetleri bol bulunca şükretmeli, az bulunca da sabretmelidir. Allah sabredenleri ve şükredenleri sever. İnsan ne oldum dememeli ne olacağım demelidir. Çünkü “Düşmez kalkmaz bir Allah’tır. ”

5-Ölmeden önce hayatın kıymetini bilmek

Bu dünyanın nimetleri burada kazanıldığı gibi, ahiretin nimetleri de burada kazanılır. Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilmek, yaşarken hayatı dolu dolu ve o hayatı verenin rızası doğrultusunda yaşamak lazım, böyle yaşadığımız takdirde hayatın kıymetini bilmiş olur

81f6f698-7c90-4537-9430-799b8bb9a34b-300x225

YEŞİLKOY BEZM-İ ALEM CAMİ TARİHİ

Yeşilköy meydanında 1965-1966 yılları arasında halk desteği ile yapılmıştır. Yanında Abdülmacid ve Annesi Bezm-ialem Valide sultan Çeşmesi ve namazgahı vardır. İsminide bu çeşmeden alır. Çeşme 1258/1842 tarihinde yapılmış olup üstünde namazgah mevcuttur. Namazgah arsası Barutcubaşı Begos Daryan’ın uhdesindeyken rum mektebi yapılırken caminin olduğu arsa ve çeşme okuldan ayrılarak hibe edilmiştir.

MİMARİ YAPISI

Cami fevkanidir. Alt sokak yüzünde dükkanlar mevcuttur. İçeride şadırvan ve tuvaletler yer almaktadır. Namaz kılma yerine merdiverxnle çıkılır. Bina betonarme olup yamuk dörtgen planlıdır. 13 kolonlu konik bir kubbe vardır. Üst katı kadınlar mahfilidir. Mihrap, kürsü beyaz mermer ve kahverengi kurşuni taşlardan yapılmıştır. Minare beton olup girişi içeridedir. Minare külahı kurşun kaplamadır.

MEŞRUTASI

Camiden 500 zm uzaklıkta olup 1998 yılında Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Asım KOCABIYIK tarafından yaptırılmıştır. Hazineye aittir. KAYNAK BAKIRKÖYDENHABER

 12numara

 Benzer Haberler

Kocaman: Düzen takımı olmalıyız…  

Kocaman: Düzen takımı olmalıyız…

Sezonun en güzel maçı olacak  

Sezonun en güzel maçı olacak

Eljif Elmas: İnşallah Fenerbahçe’ye de çok katkım olur  

Eljif Elmas: İnşallah Fenerbahçe’ye de çok katkım olur