banner14

Başkanımız Ali Koç'tan önemli açıklamalar

Başkanımız Ali Koç, Futbol A Takımımızın kamp yaptığı Antalya Belek'te basın mensuplarına açıklamalar yaptı. Başkanımız Ali Koç’un açıklamaları aşağıdaki gibidir:

Başkanımız Ali Koç'tan önemli açıklamalar
banner50

BU AŞAMADA TÜRK FUTBOLUNU, TÜRK SPORUNU DEĞİL; KENDİ KULÜBÜMÜN ÇIKARLARINI KORUMAK ZORUNDAYIM
 
“İnşallah hepiniz sonuna kadar canlı devam ettirebilirsiniz. Öncelikle geldiğiniz için teşekkür ederim. Ziyaretimizi ve basın toplantısı yapmak istediğimizi sabah sizlere haber verdik. Umarım kamp boyunca iyi dönem geçirmişsinizdir. Can ve arkadaşları mümkün olduğu kadar medyaya açık bir kamp dönemi geçirtmeye çalıştılar. Umarım siz de memnun kalmışsınızdır. Biz de burada bizi ağırlayanlara teşekkür etmek istiyorum. Yarından sonra Kayseri’ye geçeceğiz. İyi bir kamp dönemi geçirdik. Futbol dışında olup bitenlerden izole tamamen takımın idmanlarına, ruhuna ve birlik beraberliğe, sezonun ikinci yarısına hazırlanması, konsantre olması, odaklanması açısından son derece faydalı bir kamp dönemi geçirdiğimizi hocamız bize iletti. Bunun için biz de bu konudan son derece memnun ve sezonun ikinci yarısıyla ilgili umutluyuz. Pek çok sorular var, gelişmeler var, gündem maddeleri var. Algı operasyonları, spekülasyonlar, sağ olsun bazı rakiplerimizin ismimizi kullanmadan bizi hedef alan açıklamaları. Mümkün olduğunca bu konulara gireceğim. Benim için önemli olan kamuoyunu mümkün olduğu kadar aydınlatmak. Ana amacımız bu. Öncelikle en taze konu olan tahkim konusunu ile başlayalım. Bir kez daha tahkim kararları ve bunların medyaya yansıtılış şekli bilhassa bazı medyalarda ele alınış şekli gerçekleri yansıtmamaktadır. Fenerbahçe’nin harcama limitleriyle ilgili yaptığı başvuru ve münferit bankalarla yaptığımız yeniden yapılandırma başvurusu lisans kuruluna yapılıyor. Onlar da bunu inceliyorlar. İnceleme de devam etmektedir. Tahkime yapılan ise başka bir konudur, o konuya da açıklık getirelim. Taraftarlarımız da bu haberlerden ve spekülasyonlardan ciddi anlamda rahatsız oluyorlar. Konu son derece teknik, hepimiz için yeni, federasyon için yeni, medya için yeni. Yeni olan da TFF’nin UEFA benzeri Finansal Fair Play’i kendisine uygulaması. Bu noktaya gelmek de hepimiz için üzücü. UEFA’nın Finansal Fair Play’i Türkiye’de işleseydi bir adım daha öteye gitmemiz gerekmeyecekti. Türkiye, herhalde Avrupa’daki yegane ülkelerden biridir ve hatta tek ülke olabilir. UEFA’nın Finansal Fair Play uygulamasının fayda sağlamadığı, meyve vermediği hatta kulüplerimizin ters istikamette gittiği, bu yüzden de başka bir önlem almak kaydıyla TFF de yeni fair play uygulamasına gitti diyelim. Bununla beraber yine UEFA’ya verilmiş bir söz var. O da yeniden yapılandırma. Orada da 30-40 tartışmaları, adil rekabet tartışmaları var. Kimlerin nereden adil rekabet istediğini, isteyenlerin aslında kendilerinin ne kadar adil rekabet altında olmadıklarını burada dilim döndüğünce anlatacağım. Önümüzdeki günlerde de çok daha açık ve daha da şeffaf olmak kaydıyla öyle bir noktaya geldik ki sabır taşımız çatladı. Böyle olsun istemezdik. Yarın Ankara’da devletimizin, Spor Bakanlığı’nın hazırlayacağı bir çalıştay var. O çalıştayda ilk önce Türk futbolunun geleceği olmak üzere önümüzdeki üç gün kulüp başkanları, federasyonlar ve devletimiz bir araya gelerek faydalı bulduğum bir çalışma ortamında ele alacağız. Ama Türk futbolunda sırf rekabet hırsıyla gözlerini bürümüş insanların yaptığı açıklamalar ve bundan dolayı da bizim mecburen cevap vermeye bırakılan durumlardan sonra, bizler nasıl aynı masada çözüm üreteceğiz ve Türk futbolunun geleceğine katkı sağlayacağız bilmiyorum. Medeni insanlar gibi oturup nasıl sorunlarımızı paylaşacağız? Gelecek için çözüm paketleri, yeni fikirler, yaratıcı uygulamalar konusunda nasıl mutabık kalacağız gerçekten merak ediyorum. Ben artık bu aşamada Türk futbolunu, Türk sporunu değil; kendi kulübümün çıkarlarını korumak zorundayım. Onun için bugünkü açıklamalarımı inşallah bazı kulüpler sonuna kadar verebilirler.”
 
TFF TAHKİM KURULU’NDAN FAİZLERİN YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMESİNİ İSTEDİK VE HARCAMA LİMİTLERİNİN HESAPLANMASINA İTİRAZDA BULUNDUK
 
“Tahkime yaptığımız açıklamadan bahsettim. Tahkime yaptığımız açıklama Fenerbahçe’nin harcama limitlerini artırmaya yönelik değildir. TFF ve tahkim neden sorumlu? Türkiye Futbol Federasyonu’nun Tahkim Kurulu, TFF’nin kurul ve organlarının altığı karaları inceler ve biz de bununla ilgili başvuru yaptık. İki ayrı itirazımız oldu. Birincisi Beşiktaş’ın itirazına benzerdi. Büyük kulüpler arasında faiz belki de en az bizi etkiliyor. Çünkü bizim borcumuzun yüzde 80’ini döviz kuru. Dedik ki faizlerin hesaplanmaya olan etkisi gözden geçirilmeli. Hesaplamalarda yüksek faiz kullanılıyor ve piyasa gerçeklerinden uzak rakamlar kullanılıyor. Zaten 6 aylık dönem fiilidir. 6 aylık dönem gerçekleşmiş ve buradan çıkan bir faiz rakamı var. Tahmini bir faiz rakamı kullanmanın anlamsız olduğunu söyledik. TFF de bunu böyle düşünüyor. Manasız ve mantıksız olduğunu düşünmelerine rağmen ne hikmetse bu konuda ve diğer konularda insanlar hemfikir olsa da doğru yolu bulmakta bir engel varmış gibi ilerleyemiyoruz. Faizlerle ilgili unsur buydu. Zaten ilk 6 ay gerçekleşmiş, gerçekleşen rakamlar kullanılsın. Diğer 6 ay da piyasa değerlerine yakın rakamlar kullanılsın. Sonuçta devletimiz bu konuda ‘faizler çok yüksek, faizler doğru oranlara indirilmeli’ diye bağırıyor. İkinci konu daha önemli. Takım harcama limitlerinin hesaplanmasına itiraz ettik. SPK’ya ve UEFA’ya paralel olarak faiz giderleri sadece futbol operasyonlarını kapsıyor. Sekizinci maddede konuşuluyor. Futbol operasyonlarından kaynaklı kullanılan kredilerin faizlerinden bahsediyoruz. Buraya kadar normal ancak anapara ödemelerinde şöyle bir sıkıntı var; hem derneğin hem de futbolun kullandığı kredilerin anapara ödemelerini kapsıyor. Bir tarafta faizi hesaplarken sadece futbol, bir tarafta da anaparayı hesaplarken ki anapara hesaplamanın çok önemli bir porsiyonu da orada hem dernek hem de futbol operasyonları karşılıyor. Aynı kredilere ait faiz ve anapara harcamalarının farklı bir şekilde limitlerin hesaplanmasının hem hukuki hem de finans tekniği açısından kabul edilebilir olmadığını söyledik. Tahkim Kurulu reddetti. Onları da bir nebze anlayışla karşılıyorum. Yeni bir konu ve müthiş bir kamuoyu baskısı var. Finansal açıdan teknik, belki de onların tam da irdeleyemeyeceği ya da irdelemek için çok erken olan bir konu. Dolayısıyla bizim reddedilen başvurumuz budur. Harcama limitlerimizle ilgili yapmış olduğumuz başvurumuzu ise sicil kuruluna yaptık.”
 
BİRBİRİMİZİN GÖZÜNE BAKA BAKA BİRKAÇ SENE SONRA ÇÖKECEK BİR SİSTEMİ SANKİ ÇÖKMEYECEKMİŞ GİBİ ÇÖKECEĞİNİ KABUL EDEREK NEDEN İLERLİYORUZ?

Biz, Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu işi doğrudan kurgulamak varken ve bu işin bugünden birkaç sene sonra sonuç vermeyeceği aşikârken, bankalar, banka temsilcileri ve kulüpler de farkındayken, TFF de ‘doğrudur’ derken, marka olmuş bilinen tanınan insanlar gerek bankalarda gerek federasyonda gerek kulüpleri yöneten insanlar, birbirimizin gözüne baka baka birkaç sene sonra çökecek bir sistemi sanki çökmeyecekmiş gibi çökeceğini kabul ederek neden ilerliyoruz? Başından beri doğru kurgulama imkanı varken ‘şimdi böyle gitsin sonra bakarız’ demek neden?”
 
“Devletimize teşekkür ederim. Sadece yeniden yapılandırma ve aldıkları inisiyatif değil; stopajların 6-7 gün içinde kulüplere iade edilmesi, profesyonel sporcuların mukavelelerinden kaynaklanan. Bunları da bizim gibi amatör branşları olan kulüplerin harcamasına vermesi. Bu sporda devrimsel bir unsurdur. Ama en son geldiğimizde futbol sektörünün çöküşü, finansal açıdan batık durumda olmasından dolayı devletimiz de bu duruma el atmak istedi. Bankalar Birliği ile yeniden yapılandırma geliştirildi. Onun için teşekkür etmek istiyorum.”
 
TRABZONSPOR’A GÖRE KURGULANMIŞ BİR MODEL VAR
 
“Niyet iyi ama sonuç ne? Çare olmadığını anlatmak istiyorum. Beş yıllık bir yapılandırma sunuluyor. İlk iki sene anapara ödemesiz ama faiz ödemesi var. 3. senede yüzde 5, 4. senede yüzde 15 ve 5.senede de anaparanın yüzde 80’ini ödenecek. Anapara kulüplerin harcama limitlerini hesaplamadaki en önemli unsur. Yüzde 15 dördüncü yıl belki ama beşinci yılda yüzde 80 ödendiği için kulüplerin harcama limitlerinin eksi çıkacağı herkes tarafından biliniyor. Bunu sorduğumuz zaman ‘oraya gelince bakarız’ deniyor. Başından doğru kurgulanmamış bir şey. Bugün anapara ödemeyenlerin harcama limitleri yüksek çıkabiliyor. Üç büyük rakibimiz yeniden yapılandırma yaptığı için yüksek çıkabiliyor. Biz yapamadığımız için, yapmadığımız için değil; Bankalar Birliği ile yapamayacağımız için ilk başta açıklanan rakamlar istediğimiz seviyede değildi. Ama bu model olacaksa 5. senede kesin çökecek. Çünkü eksi harcama limiti diye bir şey olmaz. Yeniden yapılandırmada bir tişörtün herkes tarafından giyilmesi bekleniyor. Fenerbahçe Spor Kulübü en çok borç sıkıntısı çeken kulüp. Gelirlerimiz, ödeme gücümüz farkı. Ödeme yükümlülüğünde olduğumuz miktarlar da farklı. Diğer kulüpler için de benzer şeyler geçerli. Belki bir kulübün bizden çok daha az borcu var ama çok daha fazla geliri var. Aynı bedenin herkese uyması mümkün değil. Sayın Hüseyin Aydın’a da teşekkür ediyorum. Gerçekçi ve dürüst konuşan sizlersiniz. Biz niye imzalayamıyoruz? Birinci günden temerrütte düşüyoruz. İmzaladığımız an 250 milyon Fenerbahçe’nin hiçbir ihtiyacın karşılayamıyor ve 5 yılda da bu borçlar ödenemiyor. Onlar da biliyorlar. Ne yapılacak o zaman? 5 yılın sonunda bir 5 yıl daha eklenecek. Niye bugünden doğru modeli kurgulamadığımızı soruyoruz. 10 yıl yapalım, 2-3 sene ödemesiz anapara faiz diyoruz ama talimatnamenin öyle olduğunu söylüyorlar. İmzalayan kulüpler ne kadar memnun? Üç büyük kulüpler imzaladı. Bazı Anadolu kulüpleri de imzaladı. Benim konuştuğum imzalayan kulüplerden memnun olanını bir tanesi hariç başka görmedim. Hatta bir Kulüpler Birliği toplantısında ben devletle yaptığımız bir konuşmayı aktarırken, Mustafa Cengiz kendileri imzaladıktan sonra dedi ki ‘sizin yapılandırma ne durumda? Sizden iyi haber bekliyoruz.’ Fenerbahçe’nin müzakereleri daha olumlu sonuçlanır da her takıma yansıtılabilir. Devletimizin bu iyi niyetinden dolayı teşekkür ederiz ancak işin derinine indiğimizde, üç dört ay sonra insan ister istemez şunu düşünüyor; bu 250 milyon liralık anapara ve 5 yıllık süre en fazla Trabzonspor’a yarıyor. Trabsonspor kendi başkanları da daha şubat ayında ne kadar kötü durumda olduklarından, iflastan bahsediyordu. Ama ne olduysa mayıs ayında sıkıntılarının çözüldüğünden bahsetti. O arada ne oldu bilmiyoruz. Trabzonspor’a göre kurgulanmış bir model çünkü en çok onların ihtiyacını karşılıyor. Zorunlu olarak da diğer kulüplere aynı model sunulmuş. Geldiğimiz noktada anlatmaya çalıştığım hem talimatnamenin hem de yeniden yapılandırmanın şu anki haliyle çözüm olmayacağı, kısa süre sonra, 3-4 sene içinde mecburen gözden geçirileceği, geçirilmek zorunda olduğu, bununla yapılan görüşmelerde kulüpler, TFF, bankaların, hepsinin kabul ettiği ama gözümüzün içine baka baka olmayacak duaya amin diyoruz. ‘İmzalayın şimdi, burası Türkiye. Yolda düzeltirsiniz’ de diyebilirsiniz. Bu da bir yaklaşım tarzı. Bize uyan bir tarz değil, çünkü yapabileceklerimizi yapmak istiyoruz. Yapamayacak şeylere yapabiliriz demek istemiyoruz. Gizlilikten dolayı detaya giremiyorum ama bankalar birliği ile ilgili ciddi yaptırımlar da var. Belki de genel kurula gidip müsaade almanızı gerektirecek unsurlar var. Hukukçularımıza bunu iletiyoruz. Fakat söylemek istediğim, mevcut modeli imzalayanların da ne kadar memnun olduğunu sormanız lazım. Şahsi olarak bunları alıyorum."
 
HARCAMA LİMİTLERİNİN YÜKSELTİLMESİ YA DA DÜŞÜRÜLMESİ GİBİ BİR TALEBİMİZ OLMADI
 
"Buradan gelelim 30-40’a. Fenerbahçe’nin harcama limitlerinin yüzde 30’dan 40’a çıkması için talebi olmamıştır. 40’tan 30’a inmesi için de talebi olmamıştır. Sizin için bu çok kolay. Sağ olsun basından etkilenen bir federasyon var. Açın sorun. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün resmi ya da gayri resmi TFF’den limitleri 2-30’dan 40’a çıkardığına ilişkin bir talebinin olup olmadığını sorun. Bu rakam çıkartıldığı zaman biz daha kulüp olarak federasyonla toplantımızı bile yapmamıştık. Bu bize ifade edildiği zaman da biz sistemin çalışmayacağını ifade ettik. Hayretle izliyorum. Bize telkinde bulunan kulüpler var, TFF ile haklı argümanlarla toplantı yaptık. Nedir bu haklı argümanlar? Transfer dönemi bittikten sonra rakamlar açıklandı. Fiilen harcamayı yap sonra sınırları getir. Yüzde 13 yayıncı kuruluş gelirleri düştü, kurlarda oynama oldu, faizler gerçekçi olmadı. ‘Biz anlattık, siz de anlatın toplantınızda bu yüzde 50’ye çıksın’ dendi. Biz daha toplantımızı yapmadan 40’a çıkmıştı. Ama bunu söyleyen kişi televizyona çıkıp 40’tan 30’a insin altına imza atarız dedi. Sayın Fikret Orman Kulüpler Birliği Başkanı iken bu konular konuşulduğunda, pek çok kulüp başkanı bu taslaklar üzerinde çalışıldığında bu sezon geçiş sezonu olsun, yüzde 50’nin altından olmasın gibi telkinlerde bulunuyordu. Bugün 40’tan 30’a insin diye savunan, birkaç ay önce farklı konuşan kulüp başkanları da hala aynı kulüp başkanları. O arada telefonlar mı geldi, ne oldu, ne yapıldı, nasıl bir kamuoyu operasyonları yaratıldı? Artık bunlara bakmak lazım. Bu işin özünün ve mekanizmasının sıkıntılı olduğunu, sekteye uğrayacağını başından beri söylüyoruz. Bu dokuz maddelik konuda da inceleme yapın."
 
TFF’DEN DIŞARIYA BİLGİ SIZDIRILIYOR
 
"Gelelim takım harcama limitleri ve yaptığımız başvurumuza. Şu an başvurumuz engellenmeye çalışılıyor. TFF bilgi sızdırıyor. İki gün evvel bazı medya mensupları ki teşekkür ediyorum onlara bize dürüstçe yaklaştı ve onlara Fenerbahçe Spor Kulübü’nün rakamları veriliyor. ‘Fenerbahçe Spor Kulübü, şu kadar limitin üstündedir’ şeklinde bilgiler verildi. Bizi o kişiler arıyor ve haber yapmamız isteniyor diyorlar. Rakamı da yuvarlak olarak 85 diyorlar ki bizde 82. Bir mekanizma Fenerbahçe’yi transfer konusunda hiç hareket edemeyeceği bir hale getirmek için harcama limitlerini içeriden sızdırıyor ve gazetecilerden haber yapmasını istiyor. Bu gazetecilerden bazıları da bizi arayarak görüş soruyorlar. Biz de bu şekilde öğreniyoruz. Benzer şey lisans kuruluna yapığımız başvuruyla da ilgili. Yenide yapılandırmayı yapamadık ama kendi imkânlarımız çerçevesinde devletimizden yeni kaynak almadan işi buraya kadar getirdik. Bununla beraber yeniden yapılandırmayı yapamadığımız için ve anapara ödemeleri harcama limitlerini etkilediği için kendimiz yapabildiğimiz bankalar ile münferiden bir yapılandırma yaptık ki anapara ödemelerimiz en azından bu sezon için daha düşük olsun diye. Bunlardan birini daha evvel federasyona verdik ve kabul edildi. Bire bir aynı başvuruyu iki daha büyük bankayla yaptık birebir aynı. Şimdi de tereddüt ediliyor. Bu yüzden kamuoyu baskısı yaratılsın diye yine içeriden dışarıya bilgiler veriliyor ki Fenerbahçe eksik yaptı, geç kaldı gibi. Sabrımız taştı dediğim bu.”
 
TARAFTARIMIZA VE CAMİAMIZA SESLENİYORUM; 3 TEMMUZ RUHUNU TEKRAR DİRİLTMENİN ZAMANI GELDİ
 
“Taraftarımıza ve camiamıza sesleniyorum: Artık 3 Temmuz ruhunu diriltmemizin zamanı geldi. Fenerbahçe’nin haklarının yendiği, saldırı altında olduğu, aleni bir şekilde, kör göze parmak hedef alındığı bir ortamda iş başa düşüyor. Artık kendi kulübümüzü çok daha dinamik ve diri bir şekilde savunmak zorundayız. 3 Temmuz’da ki Fenerbahçe’nin haklı şampiyonluğunu elinden almaya çalışan o örgüt, o örgüt değil belki ve başka aktörler var ama bugün de bizi şampiyon yapmamak üzere, muhtemel şampiyonluğumuzu engellemek üzere benzer bir zihniyetle çaba harcıyor. Başvurumuzu yaptık, çünkü başvuru kabul edilmediği takdirde daha zor olacaktı. Bizim başvurumuz haklı ve meşru bir başvurudur. Kendi imkanlarımızla bir yapılandırma yapmışız ve bunun hesaplanmaya dahil edilmesini bekliyoruz. Talep ediyoruz. Bu görüşümüzü TFF’ye açıkça belirttik. Bu da işin bu tarafı.”
 
GALATASARAY BAŞKANI SAYIN MUSTAFA CENGİZ, ZAMAN ZAMAN FENERBAHÇE’NİN ADINI AĞZINA ALMADAN ATIŞLAR YAPIYOR. İNŞALLAH KAMUOYUNUN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKA BAKA YALAN SÖYLEMİYORDUR
 
“Tabii bu çabaların içerisinde bazı rakiplerimizi de görmek bizi daha da fazla üzüyor. Galatasaray Başkanı Sayın Mustafa Cengiz, zaman zaman Fenerbahçe’nin adını ağzına almadan böyle atışlar yapıyor. Tabii ki sempatik olmak, taraftarınıza, tribünlere şirin gözükmek, koltuğu daha sağlamlaştırmak başkanlık yöntemi olabilir ama çok kısa vadeli başkanlık anlayışıdır, çünkü futbola zarar veriyor. Onlar bunu yaptıkça biz cevap vermek zorunda kalıyoruz. ‘Yok, efendim maç oynanırken kurallar değişir miymiş?’ diye gidip 2011 play-off’unu örnek gösteriyor ama orada da değişmişti diyor. Ya bilgi sahibi değil, ya gözümüzün içine bakarak gerçekleri saptırtıyor veya yanlış bilgilendiriliyor. 2011’deki play-off 3 Ağustos’ta Kulüpler Birliği’nde kabulüyle açıklandı, 25’inde fikstür çekildi, 9 Eylül’de ligler başladı. Dolayısıyla neden bahsediyor. İnşallah bu yaşına gelmiş bir adam kamuoyunun gözünün içine baka baka yalan söylemiyordur, inşallah yanlış bilgilendirilmiştir, atlama olmuştur. Sonra şeffaflıktan bahsediyor, bize bir dokunduruyor. ‘Biz, KAP’a açıklıyoruz, bildiriyoruz’ diyor. Biz de mecbur olduğumuz her şeyi KAP’a açıklıyoruz. Hiçbir farkı yok. Şeffaflıktan bahsetmek gerekirse size bir dosya dağıtacağım, bu talimatlara aykırı olamayabilir ama şeffaf mı değil mi, kamuoyu karar versin. Geçen sene mart sonunda Türkiye Futbol Federasyonu bir tane liste yayınlandı ve bu liste Türkiye Süper Ligi Spor Toto TFF 2.Lig’deki kulüplerin menajerlere ödediği paralar. Size de birer tane dağıtıyorum, aslında bu açıklandığı zaman neden hiç kimse sorgulamadı bunu, Türkiye’de neden bu rakamlar böyle, ona da şaşırıyorum. O sene Fenerbahçe Spor Kulübü- açık ara bir şekilde yaptığı açıklamalarla, hani o şeffaf olmayan spor kulübü,  2.6 milyon Euro menajerlik ücreti ödemiş. Zaten yaptığımız transferlere baktığımızda aşağı yukarı yüzde 9-10 arası. Bütün süper lige baktığınızda 4.4 milyon Euro, 170 bin dolar ve 1.7 milyon TL, toplamda. Yani Euro, dolar ve TL porsiyonları var bunların. Fenerbahçe Spor Kulübü açık ara en yüksek menajerlik ödemesi yapmış. En az menajerlik ödemesi yapan ise Galatasaray; 10 bin Euro. Tekrar ediyorum 2018 yılında 2018 yılında yapılan bütün transferlere Galatasaray Kulübü, 10 bin Euroluk menajerlik ödemesi yapmış. Muğdat Çelik, Kostas Mitroglou, Nagatomo, Ndiaye, Onyekuru, Emre Akbaba, Luyindama, Rodrigues, Ömer Bayram, Carole gibi isimler alınmış. Bütün bu oyuncular alınmış ama topu topuna 10 bin Euroluk menajerlik ücreti ödenmiş. Şöyle bir şey diyebilirsiniz; ‘ben, futbolcu ödemelerinin içine koydum bunu.’ Bu şeffaf mı değil mi, vergi açısından nasıl ele alınmalı, doğrusu bu mudur, değil midir? Balıkesirspor bile 7 bin 500 Euroluk menajerlik ödemesi yapmış. Spor Toto Ligi’nde Gazişehir Gaziantep 139 bin Euro, İstanbulspor 95 bin Euro ve bu kadar oyuncuyu alıp 10 bin Euro menajerlik ödemesi şeffaf mı değil mi, artık kamuoyunun takdirine bırakıyorum.”
 
HİÇBİR ŞEKİLDE BİZİ İLGİLENDİREN KONULAR DEĞİLKEN ZORLA KONULARIN İÇİNE ÇEKİLİYORUZ
 
“Gelelim diğer rakibimize: Trabzonspor’a. Trabzonspor sağ olsun Türkiye’de haklı ve adil rekabetin bekçisi konumunda. Neredeyse gün aşırı konuşmalar yapıyor. Onlara da buradan bir kez daha genç kadroyla oynuyorlar, ciddi anlamda bütçelerini düşürdüler, doğrulara da iyilere de değinmemiz lazım. İyi yapılan şeylere de değinebilmemiz lazım. Ama sırtını devlete dayamış, denecek ki stadını devlet yapmış, olabilir. Türkiye’de pek çok stadı devlet yapıyor. Buna da saygı gösteriyoruz. Ama kendilerinin yaptığı açıklamalara gelelim; Sayın Ünal Karaman istifa etti, Fenerbahçe olarak bizi ilgilendiren bir şey değil. Hiçbir şekilde bizi ilgilendiren bir konu değil ama böyle zorla konunun içine çekiliyoruz. Hatırlayın, bizim hocamızın istifası söz konusu değil 1 hafta boyunca istifa edeceği konuşuldu. Sayın Karaman istifa etti, 2 gün resmi açıklamalar yapılana kadar gazetelere yansımadı. O da bizim işimiz değil ama ne bizim işimiz? Biz, bu kavganın içine çekiliyoruz. Koskoca bir şehrin belediye başkanı kendi hocalarının istifası, bu istifanın akabinde artık o camiada istifanın sebepleriyle ilgili ne gibi dedikodular, haberler, doğru yanlış,  haklı haksız o da bizi ilgilendirmiyor, bizi tek ilgilendiren konu o gün Rize’den deplasmandan dönüyorduk, Trabzon’dan geçip uçağa binecektik. Tek yapacağımız sağ salim uçağa binip gitmekti, anladığım kadarıyla orada tesiste sıkıntılar oluyordu. Ama bu karmaşayı dönüp Fenerbahçe Spor Kulübü’ne bağladılar. Şurada bir belge var, koskoca bir şehrin belediye başkanı bu açıklamayı yapıyor. Bu açıklamada Sayın Karaman’ın istifası ve bunun bazı bakanlarımızla ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade eder iken yine Fenerbahçe yine devre arası, yine ahlaksızlık ama yine başaramayacaklar. Neren aklına esti? Bu cinlik nereden? Bu saygısızlık nasıl? Gerçi tepki üzerine hemen kaldırdı ama ben bunu neden gündeme getiriyorum? Birincisi, bizi hiç ilgilendirmeyen konunun içine çekildik ama burada 8 tane madde var, beşinci maddede bir bakandan bahsediyor. Trabzonspor’un hiçbir zaman işleyişine karışmadığı, sadece Trabzonspor yönetiminin hangi konuda kapısını çalarsa yardımcı oldu, öyle bir yardımcı oldu ki iflas etti denilen kulüp yeniden şampiyonluk yarışına girdi. Ben merak ediyorum, nasıl yardımcı olmuş, hem de bu kadar kısa sürede? Bitmedi, yine bu tartışmayla ilgili bir milletvekilimiz twitler atıyor. Burada da Trabzonspor’un 860 milyon TL’lik yapılandırmayla tüm kulüplere, kişilere ve menajerlere olan ödemelerini yapmasına vesile olan bakan beyden bahsediyor, bu denli çok sevdiği kulübün başarısından başka beklentisi olmadığını biliyoruz, olabilir. Bu da bizi ilgilendirmiyor. Allah daha çok versin. Bizim bunda da gözümüz yok. Soruyorum Sayın Ağaoğlu’na? Kaç devlet kurumu stadınızdan loca aldı? Ne kadara aldı? Ne paralar verdi? Türkiye’nin en pahalı locaları bizim stadımızda, gelin bedellerini karşılaştıralım. Bir adım daha öteye gidiyorum, Trabzonlu olmayan ama bir şekilde devletle iş yaptığı için Trabzon’da loca alan iş adamları var mı? Bizim bu destekte hiçbir gözümüz yok ama çıkıp adil rekabet vs. vs. diye konuşmasın. Türkiye’nin en büyük medya grubu tarafından sahipleniliyor, devlet ciddi anlamda yardım ediyor ki onlar da açık açık söylüyorlar. Ben söylemiyorum, sizin belediye başkanınız, milletvekiliniz söylüyor. Yeter artık. Dolayısıyla bunları söylemek zorunda kalmak dahi beni üzüyor. Ama ben artık Türk sporunda barış olsun, omuz omuza verelim sorunlarımızı giderelim, geleceği tasarlayalım, yok geçti artık, siz anlamıyorsunuz o dilden.”
 

banner51
Anahtar Kelimeler:
FENERBAHÇEALİ KOÇ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner42

banner43