banner14

Emre Belözoğlu’ndan açıklamalar

Teknik Sorumlumuz Emre Belözoğlu, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Emre Belözoğlu’ndan açıklamalar
banner50

Ülkenin ve dünyanın pandemiden dolayı çok zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Emre Belözoğlu, “Öncelikle hepinize hoş geldiniz demek istiyorum. Ülkemiz ve dünyanın çok zorlu bir süreçten geçtiğini hepimiz biliyoruz. İnşallah bir an önce Covid-19’un bitmesini, tüm insanların sağlığına kavuşmasını, ülkemizin bir an önce huzura sağlığa kavuşmasını dilerek sözlerime başlamak istiyorum. Bununla beraber milli takımımızın göstermiş olduğu bu büyük başarı, tüm takım içindeki arkadaşlarımı, kardeşlerimi, Şenol Hocamı, milli takım yetkililerini tebrik ediyorum. Ülkemizin yüzünü güldürdüler, inşallah sonu da çok güzel olur. Avrupa Şampiyonası’ndan sonra bir de Dünya Kupası, bu değerli ve önemli jenerasyona yakışır diye düşünüyorum. Son olarak da Erol Bulut hocamıza burada vermiş olduğu hizmetler, takımımızın bu noktaya gelmesindeki gerçekten çok ama çok çalışkan ruhuyla ortaya koymuş olduğu irade ve ekibinin de bir bütün halinde çalışmasından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Onunla çalışmak bizim için keyifliydi. Önemli bir tecrübe oldu, önemli bir deneyim oldu bizler için. Kendisine bundan sonraki kariyerinde başarılar dilerim.” dedi.

HEM ZEKAMI HEM DE KALBİMİ BURAYA KOYMAYA DEVAM EDECEĞİM

Teknik Sorumlumuz Emre Belözoğlu, sezon sonu herhangi bir planının olup olmadığı yönündeki soruyu şu şekilde cevapladı:

“Sezon sonu içim kafamda hiçbir plan yok. Yapmam gerekenin ne olduğunu sahanın içine girdikten sonra biliyorum. Ondan dolayı 10 haftayı en iyi şekilde nasıl ki futbolculuğumda Fenerbahçe’nin her maçı için mücadele ettiysem, bana verilen Sportif Direktörlük görevinde de günümün hemen hemen tamamını buraya adayarak geçirdiysem bugün de sahanın içinde aynısını yapmaya çalışacağım. Hem zekamı hem de kalbimi buraya koymaya devam edeceğim. Bundan önce yapmış olduğum farklı da olsa ama yine Fenerbahçe’ye hizmetti ve aynı olarak görüyorum. Birazcık daha teknik direktörlüğün dinamikleri farklı, sahanın içinde biraz daha oyuncularla daha yakın olmak durumunda olacağım. 10 hafta sonrası için planım inşallah bütün Fenerbahçelilerin yüzünü güldürmek, onlara ümit vermek, camianın içindeki ne yazık ki 7 senedir oluşan sıkıntılı ortamı bir nebze olsun dağıtabilmek, en büyük hedefim ve hayalim bu.”

Takımda oturmuş bir 30 haftanın şablonu olduğunu ifade eden Emre Belözoğlu, “Oturmuş bir 30 haftanın şablonu var ve bunun olumlu/olumsuz anlamda bize ne kattığını hep beraber içerideki arkadaşlarımla değerlendiriyoruz. Oyunun bize kattığı da çok değerler var. Oyunu daha iyi hale getirmemiz gereken dönemler de var. Özellikle iç saha performansı üzerinden konuşursak, bununla alakalı çalışıyoruz. Bize Başkanımızın ve Yönetim Kurulumuzun bu görevi tebliğ ettiği andan itibaren özellikle gerçekçi olmak lazım, iç saha performansı üzerinde biraz daha fazla çalışacağız. Rakamları vermeden Fenerbahçe’nin daha çok topa sahip olduğu, daha fazla verdiği yerde daha reaksiyonel bir takım olması için elimizden geleni bu 10 haftada daha pragmatik çözümlerle elimizden geldiğince çözmeye çalışacağız.” şeklinde konuştu.

BENİM DE HAYALİM BU ÜLKENİN YETİŞTİRDİĞİ EN BÜYÜK TEKNİK ADAMLARDAN BİR TANESİ OLMAK

Bu takımın Fenerbahçe’ye gönül verenlerin Fenerbahçe’si olduğunu ifade eden Teknik Sorumlumuz Emre Belözoğlu, “Erol Bulut’un Fenerbahçe’si, Emre’nin Fenerbahçe’si ya da herhangi bir teknik direktörün Fenerbahçe’si değil; Fenerbahçe, Fenerbahçe’ye gönül veren herkesin Fenerbahçe’si. Oyun anlamında mutlaka teknik adam olarak herkesin kendine has özellikleri var, oyuna bakışı var, futbol değerlendirmesi var. Ben de sahanın içinde bu ülkede en uzun süre futbol oynayan futbolcu olarak kendi deneyimlerini, futbol oynarken dahi geliştirmeye çalıştığım o özelliklerimi arkadaşlarıma anlatmaya çalışacağım. Tabii ki bu söylemiş olduğunuz isimler Türk futboluna hem futbolculuk hem de teknik adam olarak çok büyük hizmet etmiş kişilerdir, kendilerine çok büyük saygı duyuyorum. Benim de hayalim bu ülkenin yetiştirdiği en büyük teknik adamlardan bir tanesi olmak. Zaten bunu Sayın Başkanımız ile daha önce paylaşmıştım. Ama bana ne görev verilirse verilsin Fenerbahçe’nin içinde de yine en iyisini yapmak adına mücadele edeceğimi kendisine söylemiştim. O yüzden söylemiş olduğunuz isimleri çok başarılı buluyorum. Ama benim kendi hedeflerim, hayallerim inanın çok daha büyük. İnşallah bunları başarmak adına çok çalışacağım. İnandığım doğrulardan vazgeçmeden yoluma devam etmeye gayret göstereceğim.” dedi.

ÖNÜMÜZDE 10 TANE MAÇ VAR VE HER PUANIN HER ZERRESİNE TALİBİZ

Teknik Sorumlumuz Emre Belözoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Her türlü ihtimal söz konusu. Önümüzde 10 tane maç var. Her puanın her zerresine talibiz. O yüzden ben bu takımın çok iyi bir takım olduğunu düşünüyorum. Elimizden geleni yapıp arada 5 puan var, net bir 5 puan var. Oynanmamış bir maçı 3 puan olarak hesaplamıyorum, Beşiktaş’ın 3 puanı olarak görmüyorum, kendi fikrim. Ama işimiz kolay değil ve hiç çekinmeden bildiğimiz yolda, inandığımız değerlerle oyunculara da inşallah inandığımız Fenerbahçe’nin genlerine daha uygun, genlerine daha da hitap eden, kendi camiasına daha hitap eden bir oyun oynatmaya çalışacağız.”

FENERBAHÇE ÇOK BÜYÜK BİR İSİM, ÇOK BÜYÜK BİR DEĞER

Fenerbahçe’nin çok büyük bir değer olduğunu anlatan Belözoğlu, “Fenerbahçe çok büyük bir isim, çok büyük bir değer. Sayın Başkanımız gerçekten çok ama çok cefakarca, elinden geldiğince taşın altına elini sokuyor. Keza bu süreç içerisinde Erol Hocayı da net bir şekilde ki benim eski arkadaşım, Başakşehir’de teknik ekipte görev almıştı, hocalığımı yaptı. Biz, Erol hocayla birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Maç biter konuyla alakalı değerlendirmemizi, hayat dair, ailelerimize dair, futbola dair yaparız. Burada futboldan sorumlu olarak yönetici kimliğine sahip tek kişi bendim. Kendisiyle bugüne kadar herhangi bir konuyla alakalı, tercihleriyle alakalı, oyun dizilişiyle alakalı yani samimice söyleyeyim, bir teknik adam için rahatsız edici şekilde konuşma yapmayacak en son kişi benim olduğumu zaten Erol Hoca çok iyi bilir. Ben de kendi adıma bunu kendime zül sayarım. Sayın Başkanımız da benim birebir şahit olduğum hiçbir şekilde Erol hocanın işine karışacak şekilde hal ve tavır göstermemiştir. Fenerbahçe’nin beklentileri çok yüksek. Ben ilk geldiğimde de futbolcuyken de bunu söylemiştim; burada şampiyonluklar da yetmez. Ben bunları birebir yaşamış birisi olarak da söylüyorum; Erol hocaya biz elimizden geldiğince sahanın içine konsantre olması adına o ortamı sağlamaya çalıştık. Hatalarımız mutlaka vardır. Erol Hocanın da hataları vardır. Sayın Başkanımız da hatalar yapmıştır. İnsanız hata yaparız amma velakin bu söylemiş olduğunuz şey çok daha herkesin işine karışmak gibi bir durum ortaya çıkarıyor. Burada hiç kimse hiç kimsenin işine karışmadı, iyi bir teknik adam da işine kimseyi karıştırtmaz zaten. O yüzden Erol Hocaya da ben bunu hakaret sayarım. İçeride Erol Hocanın ekibinden Volkan Demirel’e maçla alakalı, metrelerle alakalı, oyun düzeniyle alakalı bilgi veren yine Erol Hocanın ekibinden bir kişinin Volkan hocayla yapmış olduğu kulaklıkla görüşmelerdir onlar. Ya da eline giden kağıtlar, o kağıtta ne yazdığına vakıf değilim ama o kağıt da mutlaka hemen hemen aynı şekilde yine Erol Hocanın ekibinden oyunla alakalı bir bilgilendirme dışında olduğunu düşünmüyorum. Buna da zaten Erol Hoca müsaade edecek teknik adam hiçbir zaman olmadı. Kendisine de bu anlamda hakkaniyetsizlik etmiş oluruz.”

İŞİMİZİN KOLAY OLMADIĞININ BİLİNCİNDEYİZ

Sezon başında bir planlama yaptıklarını söyleyen Emre Belözoğlu, “Sondan gelirsem sezon başında bir planlama yapıyorsunuz. Sezon başına gittiğimizde elimizde Vedat’ın ayrılmasıyla beraber bir Allahyar kaldı başka kimse kalmadı. Allahyar da ayrıldıktan sonra yeni oyuncular içeriye dahil ettik. Samatta, Premier League’e gitmiş, daha 8-9 ay önce bize gelmeden 30 küsur gol atmış Belçika Ligi’nde. Aston Villa’da istediği ortamı bulamamış ve tekrar çıkış arayan bir oyuncuydu ve hemen hemen hepinizin hafızasındadır bütün takımların istediği bir oyuncuydu. Cisse aynı şekilde ligimizde 20 küsur gol attı. Biz, 20 golün altında kaldı Vedat, 17-18 milyon plus bonuslarla Vedat’ı sattık. Planlama yaparken bazen daha böyle pragmatik çözümler olsun diye mevcut ligimizi bilen oyuncular üzerinden de gittik. Bunu daha önce yapmış olduğum röportajlarda da söyledim. Çünkü futbolda ne yazık ki bazen hesaplarınız tutmaz, 2+2=4 etmez. Birçok oyuncu için de bu geçerlidir. Hiç beklemediğiniz bir oyuncudan çok önemli bir çıkış da alırsınız. Aslında çok büyük beklenti içerisinde olduğunuz oyuncuyla alakalı da bazen karşılığını görmezsiniz. Futbolda bunun tam anlamıyla karşılığı olmaz. Ama ben genel anlamda iyi bir takım kurduğumuzu düşünüyorum, hatalarımızın da olduğunu düşünüyorum. Bir şekilde bu takımın oyunsal anlamda en azından iç saha performansı çünkü zaten hemen hemen herkesin iç saha üzerinden bir değerlendirmesi var bence. Oyunun daha da gelişebilir bir hale gelmesi için ona göre çalışmalar yapıyoruz. Biraz daha topa sahip, sahip olurken aynı zamanda ritmi ayarlayan, kaptırdığı yerde de Fenerbahçe’nin geçmişte yaşamış oldukları şampiyonluklara uygun anlık reaksiyon veren, o topu tekrar kazanma, kazanacağını hissettiren bir takım, bunu inşa etmeye çalışacağız. Ama gerçekçi olmak lazım.10 hafta ve 10 hafta da 2,5 aya denk gelmiyor. Baktığınızda 1 ay 10 güne sıkışıyor. İşimizin kolay olmadığının bilincindeyiz. Biz hiç çekinmeden yine Fenerbahçe’nin başarısına inanıyoruz, başaracağımıza inanıyoruz. Her türlü sorumluluğu da bu anlamda daha önce de ifade etmiştim, alacağız.”

BİZ, FENERBAHÇELİYİZ

Teknik ekibiyle ilgili bilgiler de veren Emre Belözoğlu, “Mevcut kadromuzda Covid’li olan iki tane hocamız var. O yüzden Selçuk Şahin’i mecburen aşağıya indirdik. Öyle bir durum var. Sahanın içinde bazen futbolcu olarak da kullandık. Dediğim gibi Selçuk da ben de Volkan da, Fenerbahçe’de bize ne görev verilirse bunu çekinmeden yapacak kişileriz. Bizi burada yakinen tanıyan çok arkadaşlarımız, ağabeylerimiz, dostlarımız da var. Birbirimize tabii ki bir kulübün hiyerarşisi olması gerektiği gibi mesafeli bir ilişkimiz olmakla birlikte Fenerbahçe’nin bize vermiş olduğu görevi ayırt etmeksizin aynı ruhla hizmet edecek arkadaşlarımdır kendileri. Bize Fenerbahçe ‘gel’ dediğinde geldik, ‘git’ dediğinde gittik. Hiçbir zaman bunu problem etmedik. Biz, Fenerbahçeliyiz. Burada da ben Fenerbahçe’ye değer katmış, Fenerbahçe’nin de bu anlamda kıymetini bilen kim varsa benim ekibimde olsun istiyorum. Yine ekibimizin içinde yurt dışından ikinci hoca olarak aramıza dahil olacak bir kişi olacak. Bunu yakın sürede size ileteceğiz. Belki bir ihtimal yine Türkiye Ligi’ni bilen bir kişi daha ekibimiz içine dahi olacak. Bunları en yakın süre içerisinde size inşallah ulaştıracağız.”

BİZ HESABIMIZI SAHAYA GÖRE YAPIYORUZ

Ülkede yeni transferler ve yeni hocaların gündeme geldiğini söyleyen Emre Belözoğlu,  “Sportif Direktörlük deyince ne yazık ki ülkemizde hemen akla yeni transferler, yeni hocalar… başka konular çok gündeme gelmiyor ama gerçekçi olmak lazım. Bu pozisyonun içinde çok da finansal, hukuksal sorumluluklar da var. Ben, sportif direktörlük görevime tabii ki şu an sahaya daha fazla konsantre olmakla birlikte yine oraya da vakit ayıracağım. Çünkü orada da Fenerbahçe’nin kendi içinde problemleri var. Hukuksal devam eden mahkemelerimiz, oyuncularla anlaşmaya dayalı, bazı menajerlerle anlaşmaya dayalı, bazı bizden beklentileri olan oyuncu-menajer ilişkinlerine dayalı problemlerimiz var. Bir de aynı zamanda bu işin finansal durumu var. Önümüzdeki senenin kadrosunun şekillenmesinde, bütçenin aşağıya çekilmesinde, mevcut oyuncuların maaşının değerlendirilmesinde halen görevim devam edecek. Biz aslında bu senenin takımını yaparken elimden geldiğince %60 - %70  hatta %80 oranında bir sene sonranın da takımını hesaplamıştık. Mutlaka ufak dokunuşlar, biz burada olursak yapacağız; biz olmazsak da zaten kim gelirse gelsin yine o ufak dokunuşlarla bu takım inşallah bu ligi rahatlıkla sonuna kadar götürebilecek bir takımdır.O yüzden biz hesabımızı sahaya göre yapıyoruz ama sizin sorduğunu soruya cevap olarak da şunu net bir şekilde söyleyebilirim; aynı zamanda Sportif Direktörlük görevim de bir yandan devam etmiş olacak. Aslında bir titleda toplamak daha doğru olacaktır. Hem orası hem burası insanların akılları karışmasın. Tek bir görev içinde yine aynı yerde sahaya da dahil olacağım gibi düşünelim. İnşallah skorlar da bizi destekler, oyunumuzu yansıtırsak orası biraz daha ikinci planda kalabilir. Önceliğimiz saha diye söyleyebiliriz. Sanki iki yere bölünmüşüz gibi algı oluşmasın.” dedi.

ELİMDEN GELENİ FENERBAHÇE’NİN MENFAATLERİ İÇİN ORTAYA KOYACAĞIM

Son 10 hafta için Başkan Ali Koç ve yönetim kurulu üyelerinin bu göreve kendilerini uygun gördüklerini anlatan Belözoğlu, “Şu an için ligin son 10 haftası olduğu için biz bunu değerlendirdiğimizde Başkanımız ve Yönetim Kurulumuzla kendileri bunu uygun gördüler. Önce Başkanımız, daha sonra Yönetim Kurulumuz bir toplantı yaptılar, kendileri bunu bana tebliğ ettiler. Bizden yana ne isteniyorsa biz onu yapmak için elimizden geleni yapacağız. Ama benim 10 haftayı programlamaktan başka şu an kafamda bir düşünce yok. Biz, bunu düşünüyoruz. Başka bir şeye konsantre olmak istemiyorum, istememeliyim de zaten Fenerbahçelileri mutlu etmek adına. Ekibimize zaten tecrübeli minimum 1, beklentim 2 kişi dahil olacak saha içine. Ama ondan sonra inşallah biz Fenerbahçe’nin beklentilerini karşılarsak, sezon sonunda sonumuzla alakalı değerlendirmeyi yaparız. Hatta Alper’e takıldım, ‘sonunu düşünen kahraman olamaz’ dedim (gülüşmeler), şaka tabi bu. Sonumuzu çok düşünmüyoruz. Önemli olan Fenerbahçe’nin sonu iyi olsun. Biz bunun derdindeyiz. Fenerbahçelilere uyandıklarında gülecekleri, mutlu olacakları bir takım için ben bu işe soyundum. İşimi de hangi görev verilirse verilsin, futbolcuyken, sportif direktörken,  şu an teknik direktörken, elimden geleni Fenerbahçe’nin menfaatleri için ortaya koyacağım.” dedi.

ELİMİZİ TAŞIN ALTINA SOKMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Belözoğlu kariyer planlaması ile ilgili de şunları söyledi:

“Sezon başında da söylemiştim, birçok hedefim ve hayalimden vazgeçerek bu göreve layık görüldüm, bu göreve başladım diye. Futbol bilgisi olan ve futbol bilgisine inandığım bu ülkede kime sorsanız, şuan benim kariyer planlamamı bu şekilde devam etmesini çok da doğru, çok da isabetli kararlarla devam ettiğini düşünmez ki bu benim ciddi anlamda kendime planladığım kariyer planlaması değil. Ama ne olursa olsun şu an Fenerbahçe’nin içindeki süreç, bazen bizi bu kararları almaya da iter. Bundan da hiç ama hiç, sonu ne olursa olsun pişmanlık duymayacağımı herkes bilsin. Ben burada Fenerbahçe’nin başarısı için bana verilen görevleri, Allah’a şükürler olsun ki futbolcu olarak, sportif direktör olarak en iyi şekilde yapmaya çalıştım. Beğenenler oldu, beğenmeyenler oldu. Artık herkes o kadar çok kendini  belli ediyor ki aşikar, bir şekilde, futbolun değerlerine hizmet ettiğimi düşünen ama hata yaptığımı, ama futbola ne kadar hizmet edersen et ama yine her türlü senin hata yaptığını düşünenleri de görüyoruz. O yüzden beni Fenerbahçelilerin ne düşündüğü ilgilendiriyor derken bunu söylemek istedim. Kendi kariyer planlamamı az çok beni tanıyan herkes bilir ki bu şekilde yapmadım ama sonuç bizi buraya getirdi. Bundan da geri durmayacağız, elimizi taşın altına sokmaya devam edeceğiz.”

SÜPER LİG’İN ÖNÜNE İSİMLERİNİ KOYDUK AMA BAŞARILARINI YOK SAYIYORUZ

Fenerbahçe’nin 1959 öncesi sayılmayan şampiyonluklarına dair de konuşan Emre Belözoğlu , “Bende bu ülkenin yetiştirmiş olduğu önemli oyunculardan bir tanesi olduğumu düşünüyorum. O yüzden ligimize isimlerini verdiğimiz bir sürü efsane oyuncularımızın oynamış olduğu sezonları da federasyonumuzun bu şampiyonlukların içine dahil etmesini çok daha hakkaniyetli olacağını düşünüyorum. Federasyonun kurullarında mutlaka bu da göz önünde bulunuyordur. En doğru, en hakkaniyetli kararın çıkmasını düşünüyorum. Ben öyle inanıyorum.  Çünkü böylesine değerli isimleri hepimiz çocuklarımıza anlatıyoruz, babalarımız bize anlattılar. Onların isimlerini Süper Lig’in önüne koyduk ama onların oynadıkları liglerde yakalamış oldukları başarıları yok sayıyormuş gibi bir gerçekte var. Bunu da göz ardı etmemek lazım diye düşünüyorum. “ ifadelerini kullandı.

GÜNÜN SONUNDA DA HERKES KENDİ KARAKTERİNİN GEREĞİNİ SERGİLER

Ümit Özat’ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine Belözoğlu, “Üzülüyorum ben.  Neden üzülüyorum? Bir şekilde aynı sahanın içinde bulunmuş birçok arkadaşım oldu. Ümit Özat’la aynı takımda oynamadım, milli takımda beraberliğimiz oldu. Toplasan 10-15 maç yan yana oynamışızdır. Kendisiyle birebir olayı kişileştireceğim hiçbir diyaloğum olmadı. Antrenörlük yaptığı dönemde de beraber oynamışlığımıza hürmeten nerdeyse hemen hemen her maçta kendisine sahanın kenarından gidip selam vermiştir. İş ne olursa olsun Fenerbahçe’nin menfaati gelip dayandığında ben söylemem gerekenlerin bugün olmaması gerektiğini düşünüyorum. Söylemem gereken çok şey olmasına rağmen bugün konuşmamayı tercih ediyorum ama herkesin hesabı da herkesin planı da kendine göre belli. Benim tek ama tek amacım var, bu 10 haftada bütün enerjimi Fenerbahçe’ye vermek. Sadece söyleyebileceğim, Fenerbahçe formasını 1 dakika bile giymiş her futbolcu benim için değerlidir. Sahanın içinde hatalarımız olur, karşılıklı tartışmalarımız olur. Meslektaş olarak birbirimize yapmamız gereken hal, davranışlarımız olur ama sahanın dışına çıktığında futbolculuğun ne kadar zor meslek olduğunu ben çok iyi bilirim. O yüzden hiçbir futbolcu arkadaşım için bu kadar rahatça, bu kadar fütursuzca, cümleler, kelimeler kullanmam. Günün sonunda da herkes kendi karakterinin gereğini sergiler. Benim için önemli olan budur.” dedi. 

Belözoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sezon başında bazı değerlendirmeler yapmak üzere Serkan Reçber ile görüşmelerimiz olmuştu, sonunda devam etmedi. O birazcık daha bilgi alışverişi şeklinde oldu. Ondan öteye gitmedi. İsmail hocamızla alakalı da, benim burada beraber 3 Temmuz’u yaşadığımız ve aynı zamanda daha sonra Ersun hocayla devam eden, Ersun hocadan sonra hocalığımızı yapmış değerli bir abimdir. Kendisiyle alakalı hiç bir görüşmem olmadı. Yönetimimizin de böyle bir görüşmesi olmadı. Kendisinin Erzurum’dan ayrılması bizimle alakalı bir durum değil. 
Geçen sene biz Ersun hocanın ayrılmasından sonra pandemiyle beraber esas genç oyuncular için çok daha zorlu bir süreç başladı. Bu oyuncular gelişimi için çok çok maç oynamaları gerekiyor, devamlı turnuvalarda oynamaları gerekiyor. Kendilerini geliştirebilecek fırsatlar sunmamız gerekiyor. Ne yazık ki biz bunu pandemi de bütün takımlar gibi onlara ulaştıramadık. Bütün ülkedeki genç futbolcular bu anlamda çok zaman kaybetti. 1 buçuk seneyi buldu. O yüzden ben elimden geldiğince A takım içerisinde Tahir hocamızla istişare ederek, Arda gibi diğer kardeşlerimizi de; zaten Fatih, Uğur bizimle beraber. Kaleciler Oytun ve Bartu. Şimdi Ertuğrul geldi. Onunla beraber yine Arda, Bora bizimle beraber olacak.  Bugün yine Kemal bizimle beraberdi. Elimden geldiğimce, Fenerbahçe’nin kendi içinden değerlerini oluşturduğu bir sistem inşa etmeye çalışıyorum. Kolay değil. Gerçekçi olmak lazım. Her altyapıdan yetişen oyuncu da Fenerbahçe’de oynayamaz. Ama Fenerbahçe’nin altyapısından yetişmiş birçok oyuncu da baktığınızda bugün profesyonel liglerde 300’e yakın futbol oynamış. 7-8 oyuncu A milli takım görmüş. Yine bu haliyle değerli kılacak futbolcularımızı Fenerbahçe’nin altyapısından yetişmiş dedirtecek sistemi kurmak en büyük hayalim, isteğim ama pandemi bizi ne yazık ki biraz engelledi. Bu milli takımda oynamak çok zor. Şu an çok iyi oynuyorlar. Şu an mili takımda oynayamazdım herhalde.”

Teknik adamlığı ve golcülerin performansına ilişkin Belözoğlu, “Oyuncularımızın hepsi değerli, gerçekten önemli oyuncular.  Saydığınız oyuncuların çoğu milli takımda. Kendi milli takımlarının önemli oyuncuları, takım kaptanlığı yapıyorlar. Oyun sistemiyle beraber golcülerinde biraz daha istedikleri yerlerde olacaklarını düşünüyorum, hem mental, hem saha içi anlamında. Oyuncular da kendi performanslarını değerlendirecek kadar zekiler. Oyuncuları bazen çok saf zannetmeyin. Oyuncular ortalama zekanın çok üstünde kişiler. Sahanın içinde kendi performansını değerlendirip onu geliştirmek adına mücadele eden çok oyuncumuz var. Onları biraz daha bilinçlendireceğiz. Biraz daha ait hissettireceğiz. Geçmişte bunu Erol hoca da yaptı, elinden geldiğince yaptı. Biz bunları konuşurken sanki ortada bir enkaz falan almadık, iyi bir takım aldık. Hocanın da bu takıma çok büyük emeği ve hizmeti oldu. Elimizde sihirli değnek yok,  küçük dokunuşlarla onları motive edeceğiz. Oyun planımızın değişmesiyle ben golcülerimizin birazcık daha devreye girmesini ümit ediyorum. Bunu başarabiliriz, başaramayız. Onu sezon sonunda konuşuruz. Ben çok teknik adamla çalıştım. Kendime benzettiğim özellikleri olan ama hiçbir zaman böyle olmayacağım dediğim bir sürü teknik adam oldu. Sahanın içinde olmak, oyunculardan biri olduğunu onlara hissettirmek, hata yaptığında o ana dokunmak, aynı hatayı yapmadığında onu tebrik etmek, oyuncunun motivasyonunu arttıracaktır. O yüzden sahanın içinde birazcık daha oyuncu arkadaşlarıymış gibi ama aynı zamanda onların hocası olmaya, onlara dokunmaya devam edeceğim. Taktik anlamda öyle bir taktik oluşturmam diyeceğim teknik adamlarla da çalıştım. İlişki anlamında oyuncularına çok mesafeli veya çok yakın olan hocalarla da çalıştım. Her türlü ilişkide mutlaka mesafe olmalıdır. Mesafe olmazsa o ilişkinin ömrü uzun olmaz. Onların beni her şeyden önce sayacakları, birbirimize dokunduktan sonra da sevecekleri bir ortam oluşturmak istiyorum. Bunu başarabilecek an azından saha içi tecrübem var. Kendimi de mental anlamda da son 10 hafta çok iyi hazırlamaya çalışacağım.” diye konuştu.

HER MAÇI KAZANMAK İÇİN OYNAYACAĞIZ

Fikstüre de değinen Belözoğlu, “Her maçı kazanmak için oynayacağız. Bunu net bir şekilde hissettireceğimizi düşünüyorum. Ama futbolda bazen istedikleriniz olmuyor, skorlar gelmiyor. Fenerbahçe tarihine baktığınızda birçok aslında daha çoğunlukla kazanması gereken maçları  kaybettiği süreçler yaşamıştır. Futbolda 2 artı 2 dört etmez. Biz kazanmayı istediğimizi sahada göstereceğiz. Bunu da başarabilecek güçlü bir kadro var. Her maç çok önemli ama benim için şu an en önemli maç, ilk maç. Geçen sene de böyle süreç olmuştu. Yine Denizlispor ile başlamıştık, bu senede yine böyle bir süreç oldu. Sonumuzu düşünmeden görevimizi yapacağız."  ifadelerini kullandı.

Sosyal medyada yapılan yorumlara dair de Emre Belözoğlu, “Her planın devamı da yapılmış. Bizden daha iyi planlar yapılmış ama benim şuan sezon sonuyla alakalı bu 10 haftada ne yapmam gerekiyorsa sahanın içinde arkadaşlarıma, Fenerbahçe’yi mutlu edecek, takımın mutlu olması demek zaten camianın mutlu olması demek.  Önce bu takımın, Samandıra’nın mutlu olması gerekiyor. Bunu yapmaya çalışacağız. Ondan sonra sezon sonu gelir, Sayın Başkanımız, ben olursam burada Başkanımızın inşallah sezon sonunda yine başkanlığa devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Biz oluruz olmayız ama kendisinin mutlaka bu yolda devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ondan sonra kendisi bizi bir şeye layık görür, bizde inşallah Fenerbahçe taraftarını mutlu etmiş bir şekilde,  her türlü planlamanın içinde olmaya çalışırız, bizi layık görürlerse. “ dedi.

OZAN’IN MİLLİ TAKIMDAKİ OYUNU BİZİ ÇOK MUTLU ETTİ

Ozan Tufan’ın milli takımdaki performansı ve bakış açısıyla ilgili Emre Belözoğlu, şöyle konuştu:

Ozan Tufan sahanın içinde de beraber oynadığım ve gelişimine birebir şahit olduğum oyuncuların başında. Onu ne kadar çok sevdiğimi daha önce yüze yüz söylediğim için burada da rahatlıkla söyleyebilirim. Eksiklerini gördüğümde hiç çekinmeden söylüyorum biraz kızıyor biraz üzülüyor o da benim gibi biraz duygusal. Bende hayatımda hep gerçekleri söyleyen ağabeylerim, arkadaşlarım olsun istedim yanımda. Futbolcunun gerçeğidir bazen ona gerçekleri söylemeyen insanları etrafında barındırırlar. Ozan’ın evlilikle beraber, hayata bakış anlamında da, sahaya bakış anlamında hayatının çok olumlu yönde ivmeleneceğini düşünüyorum. Milli takımdaki oyunu bizi çok mutlu etti. Son 4 hafta oynamamış olsa da Beşiktaş maçında oyunu girdi, oyunun temposu değişti. Doğru oyunu oynamaya çalıştığında Ozan çok değerli oyuncu. Kendi fiziksel değerleriyle beraber onu da geliştireceğiz. Futbolcu kaç yaşına gelirse gelsin kariyerini geliştirmeye devam etmelidir. Yerinde kendini yeterli gören her oyuncu kaybetmeye mahkumdur.  Bugün 2-3 gol atan oyuncu kendine her maçta gol atmayı hedef koymalıdır ki, bundan beslenebiliriz. Futbolu sevmek bence bundan geçiyor. Her gün hedef koyacaksın. Her sabah kalktığınızda mutlaka doğru bir iş yapacaksınız. O zaman bu işin istikrarı oluyor ve değerli hale geliyor. Ozan Tufan da bu takımın çok değerli ve önemli oyuncusu.10 haftada burada olan herkese bire bir çok ihtiyacımız var.”

banner51

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner42

banner43