banner14
banner48

Vedat Muriqi: Çocukluktan beri hayalini kurduğum çubuklu formaya kavuştum

Futbol A Takımımızın Kosovalı golcüsü Vedat Muriqi, Fenerbahçe’ye transfer süreci, sarı lacivert sevgisi, Türkiye’ye gelişi, kişisel performansı gibi konularda açıklamalar yaptı.

Vedat Muriqi: Çocukluktan beri hayalini kurduğum çubuklu formaya kavuştum

Vedat Muriqi’nin açıklamaları şu şekilde:
 
Çocukluktan beri hayalini kurduğum çubuklu formaya kavuştum
 
Fenerbahçe’ye transfer sürecini anlatan golcü futbolcu, “Çaykur Rizespor yönetimiyle konuşmamızın ardından sezon sonu transfer olacağıma dair bir istişare geçiyordu aramızda. Zaman çok ilerleyince, belirsizlik kaplayınca, kendi adıma konuşayım, biraz sıkıntılar yaşadım. Yeni bir takıma gideceksem de en azından sezon başı kampını geçireyim, biraz adapte olayım. Sezon başı kampını geçirmeden gitmek, hazırlanmadan gitmek hem kulüp için hem de oraya giden futbolcu için büyük sıkıntı. Sonuç olarak Samandıra’dayım. Çocukluktan beri hayalini kurduğum Çubukluya kavuştum. Hayatta da kendime sürekli hedef koyarım ama buraya geldiğimden beri hedefe ara verdim. Burada gerçekten evimde gibi hissediyorum. Burada inşallah şampiyonluklar yaşayıp Fenerbahçe tarihine adımı altın harflerle yazdırmak istiyorum.” dedi.
 
Yurt dışı hedefleriyle ilgili ise Vedat Muriqi, “Sezon başı Toulouse çok ilgilenmişti. O konulara fazla hakim değilim, 3 kere teklif arttırdılar. Toulouse Fransa’nın köklü kulüplerinden biri, amacım onu kötülemek değil ama benim için uygun adım olacağını düşünmediğim için Toulouse’un teklifini kabul etmedim. Sonra Fenerbahçe teklifi gelince düşünmeden kabul ettim. Burada olduğum için hedef koymuyorum demeyim de hedef koymaya bir süre ara verdim. Çünkü burada kendimi çok mutlu hissediyorum, kendimi buraya ait hissediyorum. Uzun yıllar burada oynamak ve şampiyonluklar yaşamak istiyorum. İnşallah şampiyonluklar yaşadıktan sonra öncelikli Kulübün menfaatleri doğrultusunda Avrupa’nın önde kulüplerinden birinde, mesela hayallerimden biri Premier Lig. ‘Kendini hangi lige uygun görüyorsun?’ diye soruyorsanız, olaya hiç öyle bakmadım ama İngiltere Premier Lig’i televizyondan izlerken bile kaliteli gözüktüğü ve fiziksel anlamda çok fazla mücadele olduğu için Premier Lig ilk hedeflerimden. İlerleyen zamanda olabilir.” şeklinde konuştu.
 
Dedemle Fenerbahçe’nin maçlarını izlerdik
 
Fenerbahçe sevgisinin kendisine nasıl aşılandığıyla ilgili ise Muriqi, “Fenerbahçeli olmamın birinci unsuru dedemdi. Dedemin Fenerbahçe’yi tutmasının sebebi efsane başkanlarımızdan Ali Şen’in Kosovalı olması. ‘Fenerbahçe hangi takım?’ diye merak ediyordum. Dedem, ‘Ben seni maça götüreceğim’ dedi ve Fenerbahçe’nin maçlarını birlikte izlemeye başladık. Ondan sonra her gün dedeme soruyordum 'maç izleyelim mi' diye. Maçların haftalık olduğunu bilmiyorduk. Dedemin Fenerbahçe’yi tutmasının sebeplerinden biri de eski Yugoslavya döneminden futbolcular vardı. Tabii başkan da Kosovalı olunca… Lazetich, Rapaic, Andersson… O kadronun maçlarını izlediğimi hatırlıyorum. O günden beri tabiri caizse dedemden sonra arkadaş çevresine de girince çok fazla fanatiklik aşılandı ama 16-17 yaşımdan sonra profesyonel olarak işin içine girince bu fanatiklikten uzaklaşmam gerektiğini düşündüm. Arnavutluk’ta da çok fazla takip edemiyordum ama elimden geldiği kadar takip, sonuçta çocukluk aşkımız.” ifadelerini kullandı.
 
Sıkıntılı süreçler yaşadık
 
Savaş sonrası Türkiye’ye gelişini de anlatan Vedat Muriqi, “O süreç sadece bana veya aileme değil ülkeye çok zarar verdi. Kosova’nın eski Yugoslavya’dan bağımsız ülke kurmak istemesiyle savaş açıldı. O günlerde kimseye soru sormuyorlardı, direkt infaz ediyorlardı veya erkekleri toplayıp köle tarzı, işçi olarak çalıştırıyorlardı. Bizim şansımız vardı, iyi bir Sırp askere denk geldik. Bizi tahliye etmek istedi, ‘Çıkın, bombalayacağız’ dedi. Annem eşyaları hazırlıyordu, beni ve ablamı aceleyle giydirdi. Tabii kadının savaşı anlatacak hali yok, ‘Tatile çıkıyoruz’ dedi. Biz de sevindik tabii. Daha sonra ilerleyen zamanda 2 ay uzak kalınca Arnavutluk’tan, her şeyin farkına vardık. Zamanında Muriqi ailesi mahallede 7-8 evden oluşuyordu, 45-50 kişi vardık. O dönemlerde hepimiz aynı evde kaldık. Savaşa herkes hazırlıksız yakalandı. Paranın olmasının anlamı yoktu. Sıkıntılı süreçler yaşadık. Normalde hayal kurmayı çok seven biriyim, hayalperest biriyim ama bir gün Türkiye’ye geleceğimi, futbolcu olacağımı, goller atacağımı, Fenerbahçe’nin bana teklif yapacağını söyleseniz gülerdim demiyorum, kavga ederdim. Onun hayalini kurmuyordum. Olayı tamamen kadere bağlıyorum. O dönemlerde Kosova’dan çıkıp futbolcu olmak tamamen şans eseri, kader. Bunun için Allah’a her gün şükrediyorum.” dedi.
 
 

Türk Milli Takımı’nda oynamamın önünde evrak prosedürüne takıldık
 
Türk Milli Takımı’nda neden oynayamadığı konusuna da değinen Muriqi, “O süreç için çok konuşuldu. Çok şeyler söylendi. O dönem ben Giresunspor’daydım. Giresunspor’un o dönemki başkanı bana Türk pasaportumu aldırdı. Birkaç kere Fatih Terim’le telefonda konuştuğuna ben bizzat şahit oldum, ‘Vedat’ı alın, fayda sağlar, genç çocuk, pasaportunu da aldık’ diye. Dönemin U21 hocası Abdullah Ercan, Samsunspor deplasmanına geldi. O maçta 1 gol 1 asistle oynamıştım. Çok beğendiğini söylemişti. Telefonda bir kere görüştük. Evrak prosedürleri devreye girdi. Ailede kökende Türk bulmamız istendi. Türkiye’de bir bağlantımız olmadığı için kimseyi bulamadık. Bunu da izah ettik. Her gün bir evrak veriyorduk. Evrak prosedürüne takıldığımızı söyleyebilirim. Kosova zaten daha hazırlık maçı bile oynamıyordu. Bu olay bittikten sonra yaklaşık bir buçuk, iki yıl sonra Kosova ilk resmi maçını oynamak için UEFA’dan izin aldı. İlk resmi maç Finlandiya maçıydı. O kadroya davet edildim ve seve seve kabul ettim. Çünkü kendi ülkem, orada yaşadığımız savaş süreci vesaire ülkeme borçlu olduğumu hissettirdi. Ben Türkiye'de Vedat Muriqi oldum. Bunun karşılığını ödeyemem, milli takımda oynasam bile karşılığı fazlasıydı. O dönemde Türkiye Milli Takım olayı kapanmıştı, ben de Kosova’yı seve seve tercih ettim.” şeklinde konuştu.
 
Sezona iyi başladık, istatistiklerimiz ortalamanın üzerinde
 
Fenerbahçe’nin ligdeki performansıyla ilgili, “Sezona iyi başladık. İlk hafta çok önemliydi. O maçı hem iyi oyunla hem de farklı kazanırsak bizim için moral olurdu ve öyle de oldu. 10. hafta geride kaldı. 3 mağlubiyet aldık. Bunların biri kendi sahamızda Antalyaspor’a karşı, diğeri geçen hafta Kayserispor deplasmanı. Çok pozisyona giriyoruz. Zaten ligde istatistiklere baktığımızda en fazla net gol pozisyonu kaçıran takım biziz. Aslında gol atmayı kimse benden çok isteyemez. Ceza alanında topla buluşma, rakip takıma hükmetmede, topa sahip olmada falan ligin çok üzerindeyiz. Bazen şanssızlık da diyebiliriz, bazen iyi koordine olamamaktan dolayı kaçırdığımız pozisyonlar maalesef puanlara mal oluyor. Açıkçası mağlubiyeti her kulüp alıyor. Önemli olan toparlamak. Önemli olan mağlubiyetten sonrası. Çok tecrübeli hocalarımız, ağabeylerimiz var; Emre ağabey, Volkan hoca… Hepsi çok tecrübeli. Bunları yıllarca yaşadılar ve bize tecrübelerini aktarıyorlar. Mağlubiyetlerden sonra bile kendimizi gelecek maça iyi odaklıyoruz.” şeklinde konuştu.
 
Çok fazla kafa golüm yok, hava toplarında daha etkili olmalıyım
 
Kendini geliştirmesi gerektiği yönlerini ise Muriqi şu şekilde anlattı: “Açıkçası kulübün içinde yardım alabileceğimiz o kadar fazla insan var ki; hem beslenme hem fitness hem de saha içinde. Hocalarımız çok tecrübeli ve profesyonel. Burada kendini geliştirememek gibi bir durum söz konusu değil. O yüzden eksik gördüğüm çok yönlerim var. Kafa golüm az. Tipik bir pivot santrfor olduğumu düşünmüyorum ama hava topunu geliştirmem lazım. Biz uzun boylu futbolcuların en büyük sıkıntısı koordine olma. Ceza alanında adımını ayarlayıp karşı karşıya kaldığında golle sonuçlandırma sadece benim değil her uzun futbolcunun sıkıntısı. Bu konularda kendimi geliştirmem gerektiğini düşünüyorum.”
 
İdol olarak gördüğü, örnek aldığı futbolcular sorulduğunda ise Vedat Muriqi, “Ibrahimovic’in sakinliğini örnek alıyorum. Lewandowski’nin bitiriciliğini örnek alıyorum. Cavani’nin kale önündeki hırsı beni çok etkiliyor. Onların bu yönlerini kendime enjekte edebilirsem çok daha iyi olurum.” cevabını verdi.
 
 

Beni en çok Serdar Aziz zorluyordu
 
Kendisini en çok zorlayan savunmacının Serdar Aziz olduğunu belirten Kosovalı golcü, “Şu an aynı takımda olduğum için mutluyum. Onun dışında kısa, çabuk stoperleri tercih etmiyorum. Kısa olunca senden bir adım önde oluyor. Benim kalıbımda, uzun boylu, güçlü olunca hem ben keyif alıyorum hem de rakibin keyif aldığını düşünüyorum.” diye konuştu.
 
Tek hedef şampiyonluk
 
Bu sezon Fenerbahçe olarak tek hedeflerinin şampiyonluk olduğunu hatırlatan Vedat Muriqi, “Lig her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Son 3 yıldır kalite arttı. Anadolu kulüplerimiz de iyi transferler yapıyorlar. Bunun neticesinde de başarıları oluyor. Bu sezona tek hedefle çıktık. Geçen sene kulüp olarak yaşadığımız travmayı bir daha kimse yaşamayacak. Herkes bunun bilincinde. Tek hedefimiz şampiyonluk. Her toplantıda hocalarımız bunu dile getiriyor. Başka hedefimiz yok. Her rakibimiz bizimle oynarken ekstra motive oluyor ama ligde Beşiktaş’ın, Trabzonspor’un, Galatasaray’ın, Anadolu kulüplerinin de şampiyonluk yarışını sonuna kadar taşıyacaklarını düşünüyorum. Ligin seyir anlamında zevkli geçeceğine inanıyorum.”
 
Başkanımız Ali Koç milli maçlardan sonra beni arıyor
 
Başkanımız Ali Koç’la arasının iyi olduğundan bahseden Muriqi, “Ali başkan sağ olsun, transfer döneminde telefonda birkaç kez konuştuk. Beni sevdiğini biliyorum, ben de onu seviyorum. Çoğu başkanın yapmadığını yapıyor, milli maçlardan sonra telefonla arıyor, maçı izlediyse pozisyonları değerlendiriyoruz. Tebrik ediyor. Herkesin gönlünün hoş olması, isteği, arzusu ve hedefi tek olduğu zaman her şey rayına oturuyor. Burada, Fenerbahçe’de olduğum için çok mutluyum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Anahtar Kelimeler:
Vedat MuriqiFENERBAHÇE
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner42

banner43